Neden Vertigo ile çalışmalısınız? Ya da çalışmamalısınız?

Ali Sayın (Kurucu Ortak) – 25 Eylül 2018                                                                                                                                 

Bir ay kadar önce rutin bir sağlık kontrolünden geçerken, vücudumda 51x29x32 mm yani yaklaşık 5 cm boyutunda bir kist tespit edildi. Daha tespit edilir edilmez ofistekilere, öngördükleri deadlinelar ve arada hortlayan buglar yüzünden kanser olduğumu söylemeyi planladım. Doktor güldüğümü görünce, şok yaşadığımı düşündü sanırım 🙂 Ama ben şok falan geçirmiyordum, korkmuyordum desem yalan olurdu elbette ama olabilecekleri göğüslemeye hazırdım. Tüm bu yaşadıklarımın Vertigo Games’in çalışma koşullarıyla ne gibi bir ilgisi olduğunu müsaadenizle ve sabrınıza sığınarak açıklamak istiyorum. Anlatacaklarımın doğru insanlarla bir araya gelmemizi kolaylaştıracağına inanıyorum. Bizim için doğru insanlar, doğru projelerden daha önemlidir çünkü.

Test nedir?

32 yıl önce ülkemizin kuzey doğusunun en ucunda yer alan küçük bir köyde dünyaya geldim. Yazları genellikle hava soğuktu, kışları ise pek bir şey hissedemezdiniz. Okumayı 3. sınıfta ancak sökebildim, sonradan öğretmenlerimin de katkısıyla okulun en başarılı öğrencilerinden biri oldum. Yıllar geçip lise sınavları yaklaştığında ise o acı gerçekle karşılaştım. Test çözmeyi bilmiyordum, en yakın dershane neredeydi onu da bilmiyordum, gerçi dershane ne demek onu da pek bildiğim söylenemezdi, hoş bilsem de muhtemelen verecek paramız yoktu ya, neyse. Diğer şehirlerdeki akranlarım günde “iki yüz soru çözerken” biz arkadaşlarımla ne yapacağımızı bilemez durumdaydık.

Kışla dershanesi

Neyse ki iyi haber komşu ilçemizdeki askeri birlikten geldi, asteğmen olarak görev yapan öğretmenler kışla dershanesi kurmaya karar vermişti. Yapacakları sınavda geçer not alan öğrencilere ücretsiz eğitim vereceklerdi. Sınava girdim, sınavı geçtim ve her haftasonu minibüsle 30 dakika mesafedeki komşu ilçeye gitmeye başladım. Toplam 5 arkadaştık. Kış gelip çattığında, yollar kapandığında, her seferinde minibüsçü abimizi yalvar yakar bizi götürmeye ikna ederdik. Asteğmenler tezeklerle sobayı yakarlardı, soğuğu kırılmış dersliklerde neşeyle sıralarımıza oturur ders dinler, test çözerdik 🙂 Yolda tipi olduğunda yol kaybolurdu, trafik işaretleri görünmez olurdu, görüş mesafesi sıfıra inince sırayla; şapkamızı, eldivenimizi takar, arabanın önüne geçer yol gösterirdik. Yol 30 dakika değil, 1.5 – 2 saat olurdu. Yine tipi olduğu bir gün, benim dışarıda daha fazla durmam gerekti (nedenini anlatacağım), yani 10 dk değil belki 15 dk dışarda durmam gerekiyordu. Vakit dolduğunda, ben içeriye geçemedim, sağ kolumu hissetmiyordum, ayaklarım kıpırdamıyordu ve soğuğu artık hissetmiyordum. Yaklaşık 30 sn böyle geçti ama bir asır gibi geldi. Gözümden acıyla gelen o yaşı hissettim bir an, ben o gün o karların arasında hareketsiz kalmadım ve vazgeçmedim. Düşmedim ama biliyorum ve eminim ki düşsem de yine kalkardım.

Hatırlamak

Kitleye gelecek olursak, kanser değilmiş ve geçtiğimiz hafta ameliyatla alındı. Dürüstçe söylemek gerekirse bu olay beni sarstı ve kendime getirdi. Yaklaşık 6 yıldır hiç batmadığımı (6 yıl önce rüşvet isteyen bir görevliyi reddettiğim için topu atan bir işyerim vardı), kriz yaşamadığımı fark ettim. Yanlış yolda mıyım endişesi içindeydim ki; başarısız olan yazılım projelerimiz geldi aklıma; bir sürü deneme ve yeni tecrübe  🙂

Bizi biz yapan şey : Asla Vazgeçme

Krizler ille de açlıkla ya da dondurucu soğukla gelmiyor yani. Bazen insan kim olduğunu, nereden ve hangi şartlardan geldiğini unutuveriyor, konformist alışkanlıklar silsilesinin içinde kaybolup gidiyor. Oysa bildiğim ve emin olduğum tek bir şey varsa, o da eğer dershaneye gitmek yerine evimde otursaydım elbette o fırtınalarla hiç boğuşmayacağımdır. Evimde otursaydım, sıcak yatağımda mışıl mışıl uyurdum, sabahın 7’sinde bir arabanın önünde, dağın başında, donmak üzere olmazdım. Denemeseydim ve savaşmasaydım her şey daha kolay olurdu ama bugün beni ben yapan şeylerin hiçbiri olmazdı. Bizi biz yapan şey, denemekten asla vazgeçmememizdir.

Bizi biz yapan şey : Hep Beraber

Belki bir gün ortağım ve kardeşim Murat da yaşadıklarını anlatır, biliyorum onun hikayesi asla daha az zorlu değildi. Biz bugüne beraber geldik. İkimiz başladık ama bugün çok daha fazlayız. Bizi biz yapan şey, o gün beni dışarda 10 dk daha tutan şeydi aynı zamanda. O gün minibüsteki arkadaşlarımızdan biri hastaydı ve o kadar süre asla dışarıda duramazdı, birinin onun yerine bu işi yapması gerektiğini düşünüyordum ve geriye kalan 4 arkadaş onun yerine de durmaya karar verdik. Bizi biz yapan şey, sırt sırta vermek ve ekip olabilmektir, fedakarlıktır. Biz sınıfta hep beraber sobanın yanında oturmanın hayalini kurardık. Tek başıma o hedefe varmamın ne anlamı vardı? Sırt sırta verilerek başarılan işin hazzını, başka hiçbir şey veremez.

Yolculuğa hazır olmak

Eğer bizimle aynı minibüste, bir fırtınaya girmeyi göze alacak kadar kararlıysanız, hedefe hep beraber varma inancını ve heyecanını taşıyorsanız, yeriniz Vertigo demektir.  

İşimi düzgün yaptığımda, uyumlu ve inanmış bir ekiple çalıştığımda, başarı da para da fazlasıyla geldi hep. O yüzden bizi, size önerdiğimiz maaş için değil, sunduğumuz imkanlar için değil, bizi biz yapan değerler ve inançlar için tercih edin. Geri kalan şeyler, beklentiler nasılsa kolayca gerçekleşecek. Yoksa ben size son oyunumuzun hızla 5 milyona yaklaştığını, günlük kullanıcı sayısının da 100 bine dayandığını anlatabilirdim. Ayrıca daha önce yaptığımız işlerden ve kazandıklarımızdan bahsetmek de istemedim, çünkü hislerimizi aktarmanın çok daha doğru olacağı kanaatindeyim.

2018 yılında Google çalışanı olmak, 1999 yılında Google çalışanı olmaktan elbette daha rahattır. Bir sürü ek maddi getirisinin yanında, rakipsiz bir firmanın bünyesinde olmak tabi ki daha konforlu. 1999 yılındaki Google’ı seçmek için kendine güven ve yapacağı işe olan bağlılık çok önemli. Elbette doğru yerdeyseniz ve doğru ekiple birlikteyseniz; 99 yılını seçmek, hem maddi anlamda hem tecrübe anlamında daha kazançlı olacaktır. Üstelik kenetlenmiş bir ekibin parçası olup, bir şeyleri sıfırdan inşa etmek dışardan göründüğü gibi riskli değildir. Aksine eğlenceli ve gelişiminizi destekleyen bir süreçtir. “Her yeni gün, kendimi aşmak ve yeni şeyler öğrenmek için bir fırsat olsun” diyorsanız sizin de seçiminiz baştan belli demektir.

Minibüste yerini almak, ekibimizin bir parçası olmak istiyorsan ŞİMDİ ARAMIZA KATIL

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *